Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi

Şükran Teyze Mezarı Başında Anıldı
   
 Şükran Teyze Mezarı Başında Anıldı

Şükran Teyze Mezarı Başında Anıldı
 Yazı Boyutu

 Tarih : 25.02.2015 - 23:14:58 


İlerleyen yaşına rağmen ‘Fethiye’ ve ‘insanlık’ için canla başla çalışan ve Fethiyelilerin gönlünde taht kuran şair, yazar, ressam Şükran Akannaç ölümünün 1. Yılında mezarı başında anıldı.


İlerleyen yaşına rağmen ‘Fethiye’ ve ‘insanlık’ için canla başla çalışan ve Fethiyelilerin gönlünde taht kuran şair, yazar, ressam Şükran Akannaç ölümünün 1. Yılında mezarı başında anıldı. 

 Taşyaka şehir mezarlığındaki anma törenine Şükran Akkannaç’ın akrabaları, Fethiyeli yazarlar, Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın eşi Nesrin Saatcı, FETAV Başkanı Dilek Dinçer, Atatürkçü Düşünce Derneği eski başkanı Güngör Berk de katıldı. Fethiye Belediyesi Mezarlıklar Müdürü Osman Musluk’un yaptığı duanın ardından konuşan Fethiyeli yazar Ünal Şöhret Dirlik, Akannaç’ın Fethiye’ye ve kendilerine çok şey öğrettiğini belirterek, Allah’tan rahmet diledi.

KENDİ KALEMİNDEN, ŞÜKRAN AKANNAÇ

1928 yılının İstanbul’u. Buzların damlarda sarkıtlaştığı, soğuk bir şubat günü yarı ölü doğmuşum. O zamanlar işlerinin ehli ebe hanımlar var. Kadıncağız tuttuğu gibi beni bahçedeki buz dolu kovaya sokmuş… Bu dünyaya gelişimin ilk şoku, hep güldürmüştür nedense. Ve de şükür anlamında Şükran koymuşlar adımı… Annem iki yüz yıllık bir Osmanlı ailesinin tek kızı. . Dedesi Süvari Alayı Kumandanı, ninesi Saraylı… İmparatorluğun çöküşü eski ailelerin varlıklarını olumsuz etkilemiştir. Amma yaşamlarından taviz vermezler. “Baş kesilir fes içinde, kol kırılır yen içinde” misali.

Baba ailem Fethiyeli… Belki de yüz elli yıllık… Dedem Fethiye’nin eski, köklü ve de varlıklı ailelerinden ”Saatcı” lakapları meslekleri ve işleri ne olursa saatçılık dededen oğula ve torunlarına geçen bir hobiden kaynaklanıyordu. Babacığım antika saatlere meraklıydı. Ne yazık ki, şimdi pişmanlığını duyduğum bir savurganlıkla elden çıkarttım onları… Dedem, babamın milliyetçi, atak gençliğini sukunetle izlemiş, bana verilmek lütfunda bulunulan “Fethiye Kuvayı Milliyecileri” tarihi belgeselinde babamın adını görmek beni çok duygulandırdı. Çanakkale Savaşı’ndan muzaffer ama kulakları sağır ve bacağında bir kurşunla Malul Gazi olarak dönmüş, Kaya ve Kestep (Eşen),Bucak Müdürü olarak görev yapmış. Bu arada annem İstanbul’dan Fethiye’ye geliyor. Rastlantı mı? Kader mi bilinmez, babamla evleniyorlar. Sonra da İstanbul’a yerleşiyorlar.

Çok uzun yıllar dede memleketimden uzakta yaşadım. Amma rahmetli annemden Fethiye’nin en güzel kızı olan halamın topuklarına inen saçlarını, zarafetini, amcalarımın öykülerini dinleyerek büyüdüm. Her yıl İstanbul’a gönderilen kolilerden neler çıkmazdı ki? Limon, portakal, muşmula, fırınlanmış siyah incir, kabuklu badem, cevizli sucuk ve balık yumurtası… En çok da o harikulade renkli turunç şekerlemelerini çok severdim. Bunların arasına iğne oyası örtüler de katılırdı. Çocukluğum bir masaldı. Sanırım sözü biraz uzattım. Fakat, ağacı bilemezken yaprağını ve çiçeğini tanıtmak pek gerçekçi olmaz ki… Doğrusu ya yaşlı bir hanıma konuşma fırsatı verirseniz, onu susturmak pek de kolay değildir. Orta ve liseyi yatılı okudum. Manastır gibi tutucu ve kuralcı Çamlıca Kız Lisesi’nde.. Savaş yılları idi. Avrupa çocukları açtı. Bu yoksulluğu paylaşıyor, çayımızı kuru üzümle içiyorduk. Tabağımızda tek, bir pirinç tanesi kalsa veya yatağımızı düzenli toplamazsak o hafta sonu izinli çıkamazdık. Ben daimi yatılıydım. Çıkmadığım haftalar çoktu. Bu beni kütüphane kurdu yaptı. Bu preslenme. Bana özveriyi, sabrı, paylaşmayı, sorumluluk yüklenmeyi öğretti. Bizim jenerasyonda böyle kişiler yetişmiştir. Artık azaldık, antika sayılırız. Resim ile edebiyat arasında ayırım yapamıyorum. Tercihim “Güzel Sanatlar Akademisi” oldu. Elli yıl önce akademi ekoldü. Bana çağdaş ve özgür düşünceyi kazandırdı. Ufkumu açtı, beni güzel ve özele yöneltti. Sıradanlıktan kurtardı. Sanatın pek de meslek sanılmadığı o yıllarda okulu bitirmek size ekmek kapısını açmıyordu. Amma gençtim, ümitli ve azimkârdım. İlk işime İstanbul Belediyesi İmar Müdürlüğünde Teknik Ressamlıkla başladım. Sonra Karayolları 17. Bölgeye geçtim. Çiziyor çiziyordum. B Sosyal hizmetlere koşuyordum.  Kızılay, Çocuk Esirgeme, Darülaceze, Yardım Sevenler Derneğinde aktif üye olarak çalışıyordum. Edebiyat ve şiir tutkum beni Babıali’ye sürükledi. Varlık Yayınevinde düzeltmenlik yaptım. Okuyor okuyordum. 4973 yılında Bursa’ya göç ettim. İller Bankası’nda Teknik Ressamlık devam ediyordu. Bu arada iki şiir kitabım basıldı.. &Tanju Okan’a 1970 Altın Plak Ödülü kazandıran “Hasret” isimli şiirim popüler oldu. Benim için emeklilik köşeye çekilmek değildi. Kaç yaşında olursanız olun; işleyen demirin ışıladığına inananlardanım. Yöneticilik dönemlerim başladı. İller Bankası Sosyal Tesis Yöneticiliği, (Sanat ve Kültür Evi),Müdürlüğü, Uludağ’da iki kış turistik Otel yöneticiliği, gibi. Dokuz yıl Bursa gazetelerinde Son (Olay’da) köşe yazarlığı yaptım. Resim tarzımı değiştirdim. Modern ve soyut stilde duvar panoları yapmaya başladım. Yapıtlarımdan para kazanıyordum.. Alın terimle ( Mısır ve Nil) turistik gezilerine katıldım. Gazetemde resimli olarak üç gün yayınladım.( Yetiştirme Yurdu) ve (Sokak Çocukları derneğinin fahri annesi oldum. Resim, edebiyat, Sosyal Hizmetler iç içe devam etti. Çok şükürler olsun. YILLAR VE YILLAR SONRA Fethiye’ye köklerimi bulmaya geldim. Çocukluk yıllarımın masalsı diyarı… Doğa güzelliği bir yana, akrabalarımın sıcak ilgi ve sevgi dolu içtenlikle beni kucaklamaları yalnızlığımı unutturdu. Bu harika insanlardan ayrılmam artık mümkün değil. Onlarla onur ve kıvanç duyuyorum. Ve de beş kuşaktır Fethiyeli olmanın gururunu. Ne mutlu. Eminim ki, dedemin yüz elli yıl önce Fethiye topraklarına diktiği ağacında yemyeşil, verimli ve faydalı filizler yeşerten tohumlarıyla ruhu şad oluyordur.

Bana gelince “Biraz kül, biraz duman o benim işte.”

Hoşçakalın.




 Editör :  Haber Merkezi

Yazdır

Word'e Aktar

Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Ramazan COŞKUN

 Kategori  GÜNCEL

989 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 

 Reklam

 Duyuru

 Reklam

 Köşe Yazıları

Ramazan Yıldırım

Ramazan Yıldırım ¬
ÜLKEYİ GEREN BİR CUMHURBAŞKANI: TAYYİP ERDOĞAN

Asım Cezayirlioğlu

Asım Cezayirlioğlu ¬
TÜRKİYE'DE "KUTUPLAŞMA"

Mehmet Uçar

Mehmet Uçar ¬
SURİYE SINIRIMIZDA NE Mİ OLUYOR?

Mesut Koç

Mesut Koç ¬
TERÖR VE BÖLGENİN AKIBETİ
 
 Reklam

 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 31
 Bugün : 2613
 Dün : 2667
 Toplam : 2470535
 Ip No : 216.73.216.118
     

 Reklam

 Reklam

 Takvim

Şubat 2026

Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Pzr
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
 

 Reklam

 
 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam






RESMİ İLAN |SİYASET |EĞİTİM |GÜNCEL |ASAYİŞ |TURİZM |KÜLTÜR-SANAT |SAĞLIK |EKONOMİ |SPOR | Gizlilik Politikası


 

   © Copyright - 2012- Fethiye Haber Merkezi - ANASAYFA - Tüm Hakları Saklıdır. 


Bu sitede

Çilem.Net Haber Yazılımı kullanılmaktadır.