|
|
|
FETHİYE'DE TEHLİKELİ GERGİNLİK |
|
|
|
Tarih : 11.03.2014 - 23:06:11 |
|
|
Sevgili dostlar demokrasinin vazgeçilmezi olan siyasi partilerin ülkenin her alanında faaliyet göstermesi gerekirken, biz ülke olarak bu bilinçlenmeye ulaşamadık. Birbirimize bölücü gözüyle bakmaya devam ediyoruz. |
|
|
|
Fethiye'de HDP binasına parti tabelasının asılması sebebiyle başlayan gerginlik hafta içi olmasına rağmen devam ediyor. İnsanlar iş çıkışından sonra belli saatlerde toplanarak protesto gösterileri yapmaya devam ediyorlar. Pazar günü başlayan olaylar havanın kararması ile devam etti . Göstericileri kontrol altına almak için çevre illerden takviye polislerin gelmesi ile birlikte güvenlik önlemleri de üst seviyeye çıktı. Olaylar devam ederken ortalıkta dolaşan dedikodular ise kalabalıkların hareketlenmesine neden olmakta. Otobüslerle gelen kimi polis araçlarını HDP'liler diyerek taşlayan gruplar bulunmakta. Böyle bir bilginin toplum içerisinde kimler tarafından dolaşıma sokulduğu önemlidir. Pazar günü akşama kadar devam eden olaylarda vatandaşlar HDP binasını hedef aldı. Göstericiler çöp konteynerlerini yakarak istiklal marşı söylediler. Sokakları savaş alanına çeviren göstericiler kitle psikolojisi ruhu ile hareket edince kontrol etmek zorlaştı. Turizm beldesi olan Fethiye'de bu tür olayların meydana gelmesi ilerleyen zamanda birtakım olumsuzluklar meydana getirecektir. Turist için bir yerin güzel olmasından ziyade güvenli olması önemlidir. İnsanların zihninde güvensiz bir bölge olarak algılanması kendi vatandaşımıza zarar verecektir. Hiçbir topluluk tek başına hareket edemez. Kitle psikolojisinde lider ne yaparsa kalabalıklar ona göre hareket ederler. Sorgulama olmaz. Bu tür grupları yönlendiren insanlar vardır. Amaçlanan ne ise onun gerçekleşmesi yönünde hareket eder. Arkada bulunan kalabalık da o kişinin komutlarına göre hareket eder. Fethiye'de meydana gelen olayda da arkada bir suflörün olduğu çok açık. Olayları çözmek için biraz akıl yürütelim. HDP binasının açılışında HDP'lilerin bir basın açıklaması yaptıklarını düşünelim. Bu açıklamada tahrik edici konuşmalar olduğunu varsayalım. Akşam haberleri izleyen halk toplanmış ve bu tepkileri göstermiş olsa anlayışla karşılayabiliriz. Doğru bulmamakla birlikte tahrik olduğu için halk toplanmış diyebiliriz. Tüm bu yaşananlara baktığımız zaman böyle bir şeyin olmadığını görüyoruz. Peki bu kalabalıklar nasıl toplandı. Sadece sosyal medya üzerinden insanlar anlaştı mı diyeceğiz? Mesele HDP tabelasının asılması mı? Eğer bu olayları bu noktadan değerlendirirsek sonuç alma ihtimalimiz de ortadan kalkar. Aslında sorular basit. Elde edilmek istenen nedir sorusuna cevap verebilirsek çözüm yolunda adım atmış olacağız. Göstericiler arasında sıkça dillendirilen "burası Fethiye" yaklaşımı ise toplumsal bütünlüğümüzü zedeleyecek bir yaklaşımdır. Bu defa ülkenin farklı illerinde insanlar "burası Kayseri, burası Ağrı, burası Diyarbakır" derlerse birbirimizle anlaşmamız mümkün mü? Böyle bir anlayış zihinlerde bölünmeyi çağrıştırmayacak mı? Olayları yönlendirenler var diyoruz. Güvenlik güçleri lastikleri araçlarla taşıyan ve dağıtanların kim olduğunu ortaya çıkarırlarsa olayları çözmek daha kolay olur. Toplumsal bütünlüğün zedelenmesine sebep olacak bu olaylar meydana gelirken güvenlik güçleri ne yapıyorlar? İlk gün ortaya çıkan dağınıklık sonradan giderilmiş gözüküyor. İkinci günden itibaren daha derli toplu güvenlik güçleri vardı. Tüm bunlara rağmen bilgi kirliliği devam ediyor. Halk arasında asılsız haberler havada uçuşuyor. HDP'liler on otobüsle Fethiye'ye geliyor haberleri gibi. Bu haberlerin amacı ise kitleleri canlı tutarak akşamları toplanacak gösterici sayısının bir fazla olmasını sağlamak. Ondan sonra iş kitleyi yönlendirecek olan kişilere düşüyor. Kaymakam Ekrem Çalık'ın siyasi parti temsilcileri ve belediye başkanları ile yapmış olduğu toplantı tansiyonu düşürmeyi amaçlayan yerinde bir toplantıydı. Yapılan sükunet ve sağduyu çağrısı ise tam karşılığını bulmamışa benziyor. Zira olaylar devam ediyor. Bir önemli durum ise emniyetin önceden istihbarat bilgisinin yeterli olmadığı tahminleri kamuoyu tarafından paylaşılmakta. Sevgili dostlar demokrasinin vazgeçilmezi olan siyasi partilerin ülkenin her alanında faaliyet göstermesi gerekirken, biz ülke olarak bu bilinçlenmeye ulaşamadık. Birbirimize bölücü gözüyle bakmaya devam ediyoruz. Burada şunu belirtelim bölücü tavır içinde olan parti ve kişiler hukuk kuralları içinde gerekli yaptırımlara maruz kalmalı. Bizler ortaya çıkan bir yanlışı başka bir yanlış ile düzeltmeye kalkarsak tek vatan anlayışını zedelemiş oluruz. asimcezayirlioglu@hotmail.com
|
|
|
|
|
|
 |
2054 Kişi Tarafından Okundu. |
|
Yorum ( 0 )
|
|
|
|
|
Kayıtlı Yorum Bulunmuyor. |
|
|
|
|
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar |
|
|
|
|